İSRAF
İSRAF

İSRAF

İSRAF

          Nereden geldi bu konu birden aklıma?

          Eeee… Hiç aklımdan çıkmıyor ki!..

          Dönün bakın çevrenize… Her taraf atık, atık, atık… Nelerin atıkları? Şişeler, ürün paketleri – naylon, kâğıt, v.b. -, kartonlar, gazete-dergi parçaları… Daha ne bileyim? Neler, neler!.. Çocukluğumda bunlar hep geri dönüştürülürdü. Şişelerin depozitoları vardı. Gazete ve dergi sayfaları esnafın paket gereksinimini giderirdi. Sonra o kağıtlar ya evlerde soba yakmak için ya da temizlik için kullanılırdı. 

          Yemekler en son lokmasına kadar değerlendirilirdi. Artık söz konusu bile olmazdı. Anneler çocuklarını uyarırdı, “Bakın, yemeğinizi bitirmezseniz omuz başlarınızda sizin yemeğinizi bitirmenizi ve bunun sonunda dinlenmeyi hakkeden melekler yorulur. Onları üzmek istemezsin değil mi?” diye teşvik ederlerdi. Şimdi bakıyorum, bunu yazamıyorum bile… Sinirlerim ayağa kalkıyor!.. Kişi yemek siparişi veriyor, iki lokma alıyor yemeğinden ve gerisi çöp. Tümünü yerse havası bozulur beycağızım veya hanımcağızımın.

          Giysiler!.. Ne kadarına gereksinimimiz var? Peki bir açalım dolaplarımızı. Ne görüyoruz? Hiç giymediğimiz, yüzüne bile bakmadığımız bir sürü giysi. İki, hadi bilemediniz üç tişört veya gömlek, iki pantolon veya iki etek, bir polar ceket ve bir yağmurluk, çok soğuk bölgelerde yaşıyorsanız bir kaban… Bundan fazlasına gerçekten gereksinimimiz var mı?

          Ama benim kafama takılan bunlar değil. İnsanların farkına varmadan doğaya, dünyamıza verdikleri büyük zararlar. Neler mi? En basitinden başlayalım. Bir odadan çıkıyor insanlar ve orada elektrik düğmesine basıp elektriğin boşa harcanmasını engelleme zahmetinde bulunmuyorlar. Farkında bile değiller yaptıklarının. Ama cumhuriyeti kuran neslin torunları, çocukları olarak biz babamızdan, annemizden şunu öğrendik: “Eğer gereksizse ışığı kapat. Açık kalması vatanımıza zarar. O bir milli servet!..” Böyle yetiştirildik bizler…

Su, çok önemli insan yaşamı için bunu boşa harcama… Bulunduğun bölgede o dönemde su her yerden fışkırıyor olabilir ama o da sonsuza kadar seni besleyecek değildir. Bak çevrene!.. Kaç nehir, dere, göl yok olmuş? Ve bu acı sonun ne kadar hızlı yaklaştığını lütfen gör!.. 

“ÖNCE BEN” değil, “ÖNCE VATAN” “ÖNCE DÜNYAM”… Kiminize faşizan bir yaklaşım gibi gelebilir ama işin özüne inerseniz tam tamına ve her yanıyla enternasyonalizm kokan bir öğüttür bu. Neden? O milli servet yaklaşımı insanlığın geleceğini gözeten önemli bir yaklaşım. Anlamamakta ısrar eden dostlara şöyle diyebilirim, “Her şey bende başlar”. Ben düzgünsem, dürüstsem savaşımım da o oranda saygı görür.

          Şimdi düşünüyorum bu yazıma daha neler ekleyebilirim!.. Yok bir şey biliyor musunuz?

          Doluyum ve kafam karışık!..

          Zihnim oradan oraya atlıyor.

          Öylesine bir oyuncak olmaya izin vermişiz ki kendimizi!.. Birtakım yaratıklar bizi kukla gibi kullanıyorlar. Oradan oraya savuruyorlar. Kendimi bildim bileli bir algı operasyonunun gölgesinde yaşıyorum… Sürekli uyanık kalma çabası içinde olmama rağmen beni de tuzağa düşürüyorlar. 😉Öylesine bir yalan bilgi bombardımanı altındayız ki, elimizde olmadan biz de bu kuyuya düşüyoruz.

          Bunu kırabiliriz!.. Bireysel olarak çok zor ama önümüzde atalarımızın bir öğüdü var, ona sarılmalıyız. Nedir o? “Bir elin nesi var? İki elin sesi var…” Sonuna kadar buna sarılmalıyız. Korkmayın!.. Hep şüphe içinde olmayın… İnsana güvenmeyi unutturmaya çalışıyorlar bize. Asla kanmayın!.. İnsan olağanüstü bir varlık, öyle güncel politikaların esiri olmazlar. Onlar yaşamlarını kolaylaştıracak yollar ararlar. Ve hep sonunda doğru yolu bize gösterirler… İnsanımıza, hatta tüm insanlığa, güvenimizi yitirmeyelim.

          İsraftan başladım nerelere geldim?.. Bıraksanız daha neler neler boşalacak bu yürekten ama şu kısacık yazıyı yazmak bile beni yordu. Fiziksel olarak değil tabii ki!.. Zihinsel!.. Yoran ne? “Dövüşememenin kahredici çaresizliği!” Nasıl dövüşeceğimi bile bilmiyorum artık. Zaten hiç bilemedim ki!..

KÖYCEĞİZ – 16.07.2026

Saat. 02.55

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir